Şirin Olmak Ya Da Olmamak, İşte Tüm Mesele Bu!

Şirinler'in filminin çekildiğini duyduğumuzda bir arkadaşımdan "Ben küçükken pikniğe gittiğimizde ormandan şirinler çıkar umuduyla hep uslu dururdum" itirafını işittim. Sonra şirinleri izlerken kanepenin altından çıkmalarını hayal edişim aklıma gelmişti. Çocukken izlemeye doyamadığım çizgi filmlerinden olan Şirinler'in sinema filmi olması fikri beni başından beri heyecanlandırıyordu bu nedenle.

Mavi küçük adamlar dün sinemalarımıza konuk oldu. Benim gibi şirinler aşığı bir arkadaşımla gittik koşarak, çocukça bir sevinçle. Film başlarken, şirinlerin o unutulmaz şarkıları devreye girince yerimizde duramayışımızı, film boyunca çocuklardan daha çok gülüp eğlenişimizi görmeniz lazımdı.

Filmin konusu şöyle: Gargamel, Şirinler'in köylerini yıkıp onları kovunca, sihirli bir geçitten geçen Şirin Baba, Şirine, Sakar Şirin, Cesur Şirin, Huysuz Şirin ve Gözlüklü Şirin kendilerini New York'ta Central Park'ın ortasında bulurlar. Gargamel'den de kurtulamazlar üstelik. Geçiti tekrar açıp diğer şirinlere kavuşmasını sağlayacak kişi ise işini kaybetme tehlikesi yaşayan, pazarlama müdürü Patrick'tir. 


2011 yapımı The Smurfs, şirinlerin beyazperdedeki ilk maceraları değil. 1965 ve 1976'da uzun metraj animasyon olarak beyazperdede boy göstermişler. 2011'de ise teknolojinin de yardımlarıyla, gerçek oyuncularla canlandırma karakterler bir araya geliyor. Yönetmen koltuğunda bu konuda deneyimli bir isim, "Scooby-Doo" filminin yönetmeni Raja Gosnell var. Filmin gerçek oyuncuları arasında How I Met Your Mother sevenlerin Barney karakteriyle yakından tanıdığı Neil Patrick Harris ve makyajı nedeniyle tanımakta zorlanacağınız Hank Azaria (Gargamel) var. 


Komünist yaşam biçimini özendirdiği gerekçesiyle başta ABD olmak üzere bir çok ülkede yasaklanan Şirinler, bence paylaşımcı yaşam tarzını benimsemesi, iyiye ve mutlu olmaya teşvik etmesi nedeniyle sevilmesi gereken bir çizgi film. Küçükken olduğu gibi şimdi de içerdiği "alt metinler" beni bağlamıyor. Şirinleri izleyen herkes komünist mi yani? Ya da komünizme yakın? Sanmıyorum... İzlerken kendimi mutlu hissediyorum ya, bana yeter. Belki bu sebepten olacak, belki de içimdeki çocuğun ölmediğini hatırlatması nedeniyle ben Şirinler filmini beğendim. Filmin diyalogları oldukça eğlendirici, sahneler akıcı, hikaye de her zamanki gibi "sevgi, mutluluk ve birlikte olmak" odaklıydı. Filmi sevenler üzülmesin, Sony Pictures'a göre "The Smurfs" bir üçlemenin ilk filmiymiş... Haydi sinemaya şirinlemeye o zaman!

7 Response to "Şirin Olmak Ya Da Olmamak, İşte Tüm Mesele Bu!"

  1. Ben de izleyeceğim. Bu arada Facebook'ta oyunu var. Şirin köyü kuruyorsun. :)

    B.G. says:

    Linkini de paylaşaydın ya (:

    Sishyphos says:

    Ben de ben de gideceğim oğlumla, hem de nüfus cüzdanımdaki yaş gösteren kısmı tümüyle umursamayıp :D

    mit says:

    Ben de izleyeceğim, ben de ben de! :)

    B.G. says:

    Umursamamak lazım zaten. Biz çocuklardan daha çok keyif aldık (:

    Ben şimdi sinemadan geldim çok güzeldi ya çok ozlemisim, cocuklugumdaki gibi çok mutlu etti beni :))

    KadirBey says:

    Benim beklentilerim çok yüksekti bu filme karşı. Imdb puanını görünce hevesim kırılmış ve daha izlemeden ön yargılarım olmuştu.Ama bayağı eğlendim filmde :) 4.5 puanı hiç hak etmiyor ...
    Bende şurada bir iki şey zırvalamıştım :)
    http://kadirinpenceresi.blogspot.com/2011/08/sirinler-2011.html#more

Yorum Gönder

Powered by Blogger